Türk Futbol Seyircisinin Bilime Büyük Katkısı!


Raşit Gürdilek

Dünyaca ünlü nöroloji uzmanının hayali, Dünya Kupası’nın açılışına yetişmeyince tarihe geçme fırsatını kaçırdı; ama fanatik Türk seyircisinin güçlü katkısı bilim dünyasında çınlamaya devam edecek.

Dünya Kupası’nın 12 Haziran’daki açılış maçı için planlanan gösteride, başlama vuruşunun hemen öncesinde felçli bir genç tekerlekli sandalyeyle santra noktasına getirilecek ve tribünler sessizliğe bürünürken felçli genç, beyniyle kontrol ettiği dış iskelet (exoskeleton) ya da mekanik iskelet denen düzenekle ayağa kalkıp ağır ağır topa doğru yürüyecek ve sembolik başlama vuruşunu yapacaktı.

Senaryo gerçekleşseydi,  ABD’de Duke Üniversitesi’ndeki laboratuvarında beyin-bilgisayar arayüzleri üzerindeki çalışmalarıyla ünlenen Brezilyalı nörolog Miguel Nicolelis’in felçlileri yürütmek yolundaki hayali de gerçekleşmiş olacaktı. Nicolelis bu amaçla anavatanı Brezilya’a Natal Uluslararası Nöroloji Enstitüsü’nü de kurup yönetimini üstlenmişti. Profesör daha önce de rhesus maymunlarının beyin sinyalleriyle avatar kolları kullanmalarını sağlamasıyla bilim dünyasının ilgi odağına gelmişti (bkz:  “Maymunlar Beyinleriyle Sanal Kolları Oynatıyorlar”, KUrious – bilişsellik). Ancak nicolelis önce düzeneğin komutları felçli hastanın beynine yerleştirilecek elektrotlar aracılığıyla almasını planlamışken, daha sonra “şimdilik, yerleşmiş, olgunlaşmış bir teknolojide karar kılarak”, hastanın başına yerleştirilen bir EEG (Elektroensefalograf) sensörleriyle donatılmış bir başlık  kullanmaya karar vermiş. 

 

 

Science dergisinin 6 Haziran tarihli sayısında yayımlanan söyleşide Nicolelis düzeneğin, öncülüğünü 12  yıl önce yapmış olduğu “yönetim paylaşımı” adlı bir kavrama dayandığını belirtiyor: Üst düzeyde kararlar beyin tarafından verilirken alt düzeydeki eylem, robot tarafından yerine getiriliyor. Metal dış iskelet,  araştırmacının “yapay deri” diye adlandırdığı bir mekanizmayla yönlendiriliyor. Hastanın ayağı yere bastığında oluşan bir dizi sinyal, içine mekanik titreşim cihazları yerleştirilmiş özel bir gömlek aracılığıyla kollara iletiliyor; birkaç eğitim seansından sonra hastanın beyni de, kollardaki bu sinyalleri, bacakların hareketi ya da yere basmayla özdeştiriyor. Böylece artan kontrol yeteneği sayesinde hastanın motor performansı  gelişmekle kalmıyor, hasta bir makineyle taşınma hissi yerine, kendi hareketlerini kendisinin kontrol ettiğini algılıyor.  Dünya Kupası gösterisi için hazırlanan senaryo ile ilgili olarak kurgulanan üst düzey kararlar arasında “yürümeye başla”, “dur”, “hızlan”, yavaşla”, “sola dön”, “sağa dön”, “topa vur”  gibi komutların verilmesi var.

Peki Türk futbol seyircisi nerede devreye giriyor?

Yanıt: Felçli hastanın psikolojik eğitiminde:

Prof Miguel Nicolelis ve ekibince Sao Paulo’daki laboratuarda Dünya Kupası açılışı için hazırlanan gösteride felçli hastayı yürütmek için hazırlanan robot iskelet..

Hastaların laboratarların sessiz koşullarına şartlanmış bilişsel ve sinirsel etkinliklerinin,  gürültülü bir stadyumun baskısı altında alışılmış performansın gerisinde kalmasını önlemek için Nicolelis ve ekibince Sao Paulo’daki laboratuarda bir futbol stadını simule eden bir sanal gerçeklik ortamı hazırlanmış.  Burada denekler, parlayan ışıklara, patlayan flaşlara ve gökgürültüsü gibi stadyum tezahüratına alıştırılmışlar.

Eee, tezahürat da nereden gelecek? Tabii ki, Türk futbol seyircisinden.

Nicolelis, Science’la söyleşisinde Denekler bir kerebu EEG işlemlerini dünyanın en gürültücü seyircisi olan Türk futbolseverleri dinlerken yapabildikten sonra, Brezilya’daki tribünlerin sesi onlara bir ilkokul sınıfının gürültüsü gibi gelecektir” diyor. “O Brezilyalı ciğerlerinin tüm gücüyle bağırsalar bile, Türklerin tezahüratının yanına bile yaklaşamazlar. Ne diyorum size; ölçümünü yaptık, ondan biliyorum.”

KAYNAKLAR

  • 1. “Kickoff looms for demo of brain-controlled machine”, Science, 6 Haziran 2014