Sağlıklı İlişkinin Anahtarı: Özduyarlılık


Özge Üstündağ

Sevdiğimiz insanlara iyi davranmak fikren alışık olduğumuz bir olgudur fakat “kendinize” arkadaşlık etmek kaç kez aklınıza gelmiştir? Romantik bir ilişki içindeyken kendimizi sevmeye ve kendimize şefkat göstermeye öncelik vermek mantığa aykırı gelebilir. Bencil ya da sevgilinize karşı ilgisizmiş gibi görünmek sizi korkutabilir. Fakat, çiftlerle yapılan araştırmalar kendinize de partnerinize davrandığınız kadar sevecen davranmanın tatmin edici bir ilişkinin anahtarı olabileceğini gösteriyor.

Romantik ilişkiler üzerine yapılan çalışmalar sorun çözmede yetersizliğin, destek eksiğinin ve saldırganlığın sağlıksız ilişkilere yol açabileceğini ortaya koyuyor. Ancak, özduyarlılığın hem duygusal sağlığı hem de ilişkilerde samimiyeti desteklediği araştırmalarda da gösteriliyor.

Özduyarlılığı gelişmiş kişiler kendilerine iyi “davranmanın” yanı sıra başarısızlıklarında yalnız olmadıklarının farkındalar; olumsuz olaylara takılıp kalmaktan kaçınır ve kötü duyguların zihinlerinde dönüp durmasını engelleyebilirler.

Özduyarlılık tampon görevi görüyor

Duke Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mark Leary ve ekibi özduyarlılığın, insanların olumsuz olaylara verdikleri tepkilere etkisini incelemek için birçok araştırma yaptı. Çalışmalarından birinde katılımcılardan sebep oldukları ya da olmadıkları kötü bir olay hakkında internet üzerinden bir anket doldurmaları istendi. Sonrasında da, katılımcılar bu olay hakkında nasıl hissettiklerini değerlendirdiler (olayın ne kadar önemli olduğunu ve ne kadar üzgün, endişeli, öfkeli ya da mahcup hissettiklerini değerlendirdiler).

Araştırma bulguları özduyarlılığı yüksek katılımcıların olumsuz olay sonrasında kendilerine fazla yüklenmemeye çalıştıklarını gösterdi. Kendilerine sevecen davranan kişiler, belirttiklerine göre kendi hataları olan olay sonrasında içlerinde kabaran duygularını anlamaya çalıştılar. Ayrıca, bu kişilerin mahcubiyet duyguları (utanmışlık, aşağılanmışlık, suçluluk, küçük düşmüşlük) azdı. Bunun yanı sıra, Kristin Neff’in tanımına da paralel olarak, özduyarlılık sahibi katılımcılar yaşadıkları olumsuz olayın başka insanların başlarından geçenlerden daha kötü olmadığına inanmaya daha yatkınlardı. Bir başka deyişle, hatalarının kendilerini yalnız ve izole edilmiş hissettirmesine izin vermediler.

Özduyarlılığı olan kişiler daha tatmin edici ilişkiler yaşıyor

Texas Üniversitesi’nden Kristin Neff ve Natasha Beretvas, özduyarlılığın romantik ilişkiler üzerindeki etkilerini ortalama dört yıldır beraber olan 104 çiftle araştırdılar. Araştırmaya katılan kişileri, 1) Kendilerine ne kadar iyi davrandıkları 2) Hataları konusunda ne kadar yargılayıcı oldukları 3) Eksiklerini evrensel olarak görüp görmedikleri 4) Kusurlarının onları ne kadar yalnız hissettirdiği ve son olarak 5) Olumsuz olaylara ne kadar takıldıkları gibi konularda değerlendirdiler. Ayrıca, katılımcılar da partnerlerinin özduyarlılıklarının ne kadar yüksek olduğunu değerlendirdiler.

Araştırma sonuçları özduyarlılığın yalnızca sağlıklı romantik ilişkilerle ilintili olmadığını, aynı zamanda özsaygı, mutluluk, gerçeklik ve özgür ifadeyle de ilişkili olduğunu gösterdi. Bununla birlikte, özduyarlılığı yüksek kişiler partnerleri tarafından daha sevecen, sıcak kanlı ve düşünceli olarak değerlendirildi. Bunun aksine, özduyarlılığı düşük kişiler eşleri tarafından mesafeli, kontrolcü ve otoriter olarak tarif edildi. Araştırmacılar, kendilerine karşı acımasız olan kişilerin partnerlerine, özduyarlılık sahibi olan kişilerden daha sert davranabileceklerinin altını çiziyor. Hatta, kendilerine şefkat göstermeyen katılımcıları, partnerleri sözlü tacizde bulunmaya yatkın olarak anlatıyor.

Tartışma ve yanlış anlaşılmalar hemen hemen her ikili ilişkide karşımıza çıkabilir ve özduyarlılık eşleri çatışma tırmanışından koruyor. Neff’e göre, “Özduyarlılık sahibiyseniz, hatalarınızın sorumluluğunu daha iyi kavrar, kendinizi affedebilir ve sonra daha fazla çabalarsınız.” Profesör Leary ve ekibi de özduyarlılığı yüksek insanların kişisel sorumluluklarını üstlenirken de kendilerine iyi davranabildiklerini ortaya koyuyor.

Sevgiler gününde bu kez “mükemmel bir hediyeye” efor sarfetmektense kendinize şefkat göstermeyi öncelik olarak kabul edebilir ve bunun ilişkilerinize nasıl yansıdığını gözlemleyebilirisiniz!

KAYNAKLAR

  • 1. Leary, M., Shonkoff, E. T., Spears, C. A., & Allen A. B. (2007). Self-compassion and reactions to unpleasant self-relevant events: The implications of treating oneself kindly. Journal of Personality and Social Psychology, 92, 887 – 904. DOI: 10.1037/0022-
  • 2. Neff, K. D, & Beretvas, N. (2012). The role of self-compassion in romantic relationships. Self and Identity,1 – 21. DOI:10.1080/15298868.2011.639548
  • 3. Neff, K. D., &Knox, M. C. (2017). Self-compassion. V. Zeigler-Hill, T.K. Shackelford (eds.), Encyclopedia of Personality and Individual Differences, 1 – 8. DOI 10.1007/978-3-319-28099-8_1159-1.
  • 4. https://news.utexas.edu/2012/10/08/people-with-self-compassion-make-better-relationship-partners (https://doi.org/10.1080/15298868.2011.639548)
  • 5. http://www.skillsforhealthyrelationships.com/healthy-relationships/