Müzik İnsanlıkla Yaşıt


Melda Bağdatlı

Müzik nasıl ortaya çıktı? Atalarımız önce nesneleri birbirine vurarak ritmi mi yarattı, yoksa seslerini kullanarak şarkı mı söyledi? Ne tür enstrümanlar kullandılar? Müzik her zaman toplumlar için önemli miydi? Eğer öyleyse, neden? Bu ve benzeri soruların cevaplarına odaklandığımızda görüyoruz ki, müziğin tarihi insanlığın tarihiyle yaşıt.

Peki nedir müzik? İşte buna cevap vermek zor. Herkesin tanımı ve cevabı farklı.

Geçtiğimiz günlerde Frontiers in Sociology’de yayımlanan makalenin yazarı Oxford Üniversitesi’nden Jeremy Montagu da bu soruların cevabını arıyor. Ona göre müzik, “Duyguları aktaran ses.” Yavrusunu sakinleştirmek için mırıldanan annenin sesi de müzikten sayılabilir bu durumda, ama konuşmanın öncesinde büyük olasılıkla bu basit müzik vardı.

Müzik ile konuşmanın arasındaki sınırı nasıl çizeceğiz? Ritmin, kalıpların ve ses perdelerini kontrol etmenin müzik açısından önemli olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak sone seslendirirken de, aşırı heyecanla konuşurken de aynı kavramlar devreye giriyor aslında. Montagu’ye göre, her birimiz kendimizce “Evet bu müzik” veya “Hayır bu bir konuşma” diyebiliriz.

Acımasın ellerimiz

Atalarımızın ne zaman müzik yapmaya başladığına gelince… Şarkı söylemeyi ele alırsak, ses perdelerini kontrol edebilmeyi dikkate almak gerekiyor. Erken insansılara ait kafatası ve çene kemiği fosillerinden anladığımız kadarıyla, 1 milyon yıl önce, insan ve Neandertallerin ortak atası bizler gibi şarkı söyleyebilecek anatomiye sahipti. Peki söyledi mi? Bunu bilmemiz mümkün değil.

İlk şarkı
otaya dökülebilen ilk şarkı Sümerlere ait ve 3400 yaşında. 1950’lerde antik Ugarit kentinde ortaya çıkarılan tabletlerin üzerinde yer alan şarkı bir duaydı. 1972 yılında Asurolog Anne Draffkorn Kilmer tarafından bugün kullandığımız yedi notalı diyatonik diziye uyarlanarak yorumlandı. 
şarkıyı dinlemek için tıklayın

Müziğin bir diğer önemli bileşeni de ritm. Erken atalarımız ellerini çırparak ritmik müzik elde etmiş olabilirler. El çırpma da büyük olasılıkla erken müzik enstrümanlarının doğuşuna ön ayak olmuştu. Taşları veya sopaları birbirine vurduğunda elleri acımadan ritm elde edebildiğini gören hangi atamızsa, muhtemelen çok şaşırmış ve sevinmiştir.

İlk enstrümanların çoğu ahşap, kamış gibi yumuşak ve aynı zamanda dayanıksız malzemelerden yapılmış olmalıydı. Günümüze ulaşanlar ise kemikten yapılan kavallar. Kuğu ve akbabaların kanat kemiklerinden yapılan en erken örnekler 39 bin ila 43 bin yaşında. Bazı enstrümanların şaşırtıcı olduğunu da belirtmek lazım. 12 bin yıl öncesinde insanların mağara sarkıtlarına vurarak ses çıkardıklarına dair bulgular var. Mağaraların bizzat kendisi de sesin yankılanmasına hizmet ederek enstrüman işlevi görüyordu.

İnsan tutkalı

Müziğin çok eskilere uzandığı, insanın evriminden itibaren bizimle olduğu anlaşılıyor. Peki ama nereden çıktı ve neden süregeldi? Pek çok nedeni olabilir. Mesela dans. İlk dansçıların müziğin eşliğine ihtiyaç duyup duymadıklarını bilmiyoruz. Ya da insanların ritmik hareketlerine neden olan şeyin müzik olup olmadığını…

Ortaya çıkış nedeni eğlenmek için de olabilir, iletişim için de… Uzak mesafeler arasında haberleşmek için davul ya da borular kullanıldığını biliyoruz. Ya da törensel, dinsel nedenlerle olabilir. 

Yaşlı flüt Bilinen en eski müzik aleti 43 bin yaşındaki bir flüt. 2008 yılında Güney Almanya’da Hohle Fels adıyla bilinen prehistorik mağara bölgesinde bulunan parça, akbaba ve mamut kemiklerinden yontulmuştu. Ve ustası büyük olasılıkla bir Neandertaldi. 
Dinlemek için tıklayın

Ortaya çıkış nedeni eğlenmek için de olabilir, iletişim için de… Uzak mesafeler arasında haberleşmek için davul ya da borular kullanıldığını biliyoruz. Ya da törensel, dinsel nedenlerle olabilir.

Nedeni ne olursa olsun, müzik insanları bir araya getirme potansiyeline sahipti. Montagu’nun ifadesiyle, “Anne ve çocuğunu birleştirdiği gibi, insanları da bir araya getiriyordu müzik.” Ayrıca, “İşçileri çalışırken motive ediyor, birlikte hareket etmelerini sağlıyor, işgücüne katkı sağlıyordu. Av ve savaş öncesinde birlikte şarkı söylemek, dans etmek insanları birbirine yakınlaştırıyordu.”

İnsan tutkalı gibiydi bir nevi. Belli ki, müzik olmasa hayatlarımız çok daha kendine dönük, tekdüze olacaktı. Yine yalnız olmayacaktık belki ama kesin sıkılacaktık. 

KAYNAKLAR

  • 1. https://m.phys.org/news/2017-06-story-music-humans.html
  • 2. http://journal.frontiersin.org/article/10.3389/fsoc.2017.00008/full
  • 3. http://www.openculture.com/2015/02/hear-the-worlds-oldest-instrument-the-neanderthal-flute.html
  • 4. http://www.openculture.com/2014/07/the-oldest-song-in-the-world.html