Marslı İçin Kanser Tehlikesi


Oğuz Belci, Koç Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencisi

Günümüzde, Mars’a ayak basan astronotlar için tehlikeli boyutlar arz eden ölümcül radyasyon seviyelerinden koruyan bir teknoloji henüz bulunmuyor.

Geçtiğimiz ay izlediğimiz, ekip arkadaşları kum fırtınası yüzünden hayatlarını kaybettikten sonra Mars’ta tek başına hayatta kalma mücadelesini konu eden Marslı filminde, astronot Mark Watney su ve yemek bulmak, Dünya’ya yardım çağrısı göndermek için mücadele veriyor. Günümüzde var olan ya da geliştirilmekte olan teknolojilerin kullanıldığı filmde dikkati çeken ayrıntı, Watney’nin kendi yaşam alanından çıkıp gezegen yüzeyinde ne kadar dayanabileceğinin sorgulanmasıydı.

Film için kaynak oluşturan Marslı adlı kitabın yazarı Andy Weir, kitapta son derece ince, hafif ve esnek bir maddenin tüm radyasyonu engelleyebileceğini söylüyor. Böyle bir teknoloji var olmamasına rağmen, hikâyeyi böyle bir sihir üzerine inşa ettiğini, aksi takdirde Mark’ın birçok kanser türüne yakalanabileceğini ekliyor.

Bilim insanları Mars’taki radyasyon seviyelerinin gelecekteki kaşifler için ne derece tehlikeli olabileceği konusunda ayrılıyorlar. NASA’nın 2013 yılında yaptığı araştırmaya göre, Mars’a gidip geldiği ve gezegen yüzeyinde 500 gün kaldığı varsayılan bir astronotun yaklaşık bir sievertlik radyasyon aldığını ve bunun Dünya’da kalan bir insana göre %5 daha fazla risk arz ettiğini söylüyor. NASA bu konuyla ilgili astronotlarına belli bir kota uygulamış durumda. Eğer vücutlarına aldıkları radyasyon miktarı belli bir seviyenin üstüne çıkarsa astronotları dünyaya geri çağıracak. Uzay ajansı, 2030 yılına kadar astronotlarını uzaya yollayacaklarını, Mars’a ayak basan astronotları için daha fazla koruma sağlayacak teknolojileri geliştirmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Scientific American’ın Weir ile yaptığı röportajda Mars’taki hayatın gerçekliği, uzay otellerinin yapılma ihtimali ve Weir’ın daha önce neden hiç Mars’a ayak basmak istemediği soruları yöneltildi.

Kitap ve filmde Watney’nin kullandığı teknolojinin ne kadarı gerçekte var?

Önemli bir bölümü var olan teknolojiler. Radyasyon kalkanı benim hayal ettiğim bir teknoloji. Geri kalanı da ya şu anda var olan ya da var olandan esinlenilip geliştirilerek oluşturulan teknolojiler.

Sizce bir gün Mars sıradan insanların da gidip gelebileceği bir yer olacak mı?

Kesinlikle. Tek soru ne zaman. Kitapta bahsettiğim görevlere rağmen bence hayata geçirilecek ilk yapıcı proje bir Uluslararası Uzay İstasyonu kurmak olacak. Şu anda, politik sebeplerden dolayı Mars ile ilgili bir proje gerçekleştirmek zor. Ayrıca maliyeti de ciddi bir unsur, NASA artık eskiden olduğu gibi parasal destek alamıyor, ama benim bir gün Mars’ın herkes için gidip gelinen bir yer olacağı konusunda şüphem yok. Ben bunu yaşadığım süre içinde görmek istiyorum tabii ki.

Marslı’da Çin Uzay Ajansı Watney’yi kurtarmak adına önemli bir rol üstleniyor ve girişimlerde bulunuyor. Sizce Mars’a insan gönderecek ilk ülke Çin olabilir mi?

Hayır. Bu konuya kesinlikle hakimler ama buradaki asıl soru uzay çalışmaları için bu kadar parayı harcayıp harcamayacakları. Ayrıca bir gün Mars’a gidilecekse bizim Çin ile birlikte bir çalışma yürütebileceğimiz konusunda da şüpheliyim.

Hikâyede uzay çalışmaları faaliyeti sürdüren ticari şirketlere çok fazla değinilmemiş. Sizce bu şirketler Mars’a yolculuk konusunda etkili olabilirler mi?

Kesinlikle. Şirketlerin organize ettiği uzay uçuşları çok önemli. Bu çalışmaları yapan SpaceX gibi firmalar fiyatları düşürmek için çalıştıklarını, Güneş Sistemi’ne daha fazla hakim olma düşüncesinin ise asıl motivasyonları olduğunu söylüyor.

Şimdi uzaya çıkabildiğinizi ve 50.000 dolara bir uzay otelinde bir hafta geçirebildiğinizi düşünün. Bu, bir insanın hayatında bir kez yaşayabileceği bir tecrübe olurdu, ama bunu sadece alım gücü yüksek kişiler yapabilir. Bu durumu kırmak ve fiyatları düşürmek için sektöre yeni şirketlerin girip rekabeti artırması şart. Ancak bu şekilde uzay yolculuğu konusunda bir atılım yapılabilir.

Eğer böyle bir gelecekte yaşasaydınız Mars’a gitmek ister miydiniz?

Hayır, istemezdim. Ben cesur insanlar hakkında yazılar yazarım ama onlardan biri değilim maalesef. Benim zaten uçma fobim var.

KAYNAKLAR

  • 1. • “Martian Astronaut Would Get Cancer if Mission Were Real, Author Says”, Scientific American, 3 Ekim 2015