Dünyayı Daha Yaşanır Kılacak 20 Fikir


Dila Altındiş

BBC bilim eki BBC Future tarafından 15 Kasım’da Sidney’de düzenlenen Dünyayı Değiştirecek Fikirler Zirvesi’ne çağırılan konuşmacılar, yaşadığımız gezegeni daha iyi bir yer haline getirecek iddialı fikirler önerdi. İşte bu fikirlerin en ilginç 20’si.

 

Ninja Virüsler: Antibiyotiğe dirençli bakterileri yenmenin yolu

Buna antibiyotik kıyamet adı veriliyor. Antibiyotiğe dirençli bakterilerin gelişmesi büyük bir sorun haline gelmiş durumda. Massey Üniversitesi’nden Heather Hendrickson ve ekibi bu soruna olanaklı ve sıra dışı bir çözüm keşfetmek üzere: İnsanlara virüs bulaştırmak. Şayet bakteriyofajları (bir virüse bulaşıp orada üreyebilen bakteriler) işe koşabilirsek –Hendrickson bunlara “ninja virüsler” diyor- antibiyotiklerin başarısız olduğu durumlarda hastalıkların üstesinden gelmenin yolunu bulabileceğiz.

 

Hipersonik Uydu: Yükseklerde uçabilen süperjetler roketlere rakip olabilir

Elon Musk yeniden kullanılabilir roketleriyle sayısız manşete konu oldu ama uydu fırlatmanın daha ucuz ve etkili alternatifleri de var: hipersonik jetler. Queensland Üniversitesi’nden Michael Smart’a göre uzak gelecekte insanlar da hipersonik seyahatler yapabilecek ama yakın gelecekte bu teknoloji uzaya uydu fırlatmak için kullanılabilir.

 

Mikro fabrikalar: Her kentte e-atık geri dönüşümü

Araştırmacı Veena Sahajwalla, eski elektronik eşyalarımıza bakışımızı “dönüştürmek” üzere. Artık onları birer çöp yerine hazine olarak görebileceğiz. Örneğin, kullandığınız akıllı telefonun içinde yeniden kullanıma sokulabilecek ama şu an büyük ölçüde israf edilen birçok değerli metal bulunuyor. Sahajwalla’nın parlak fikri ise, her kentte bu malzemeyi çıkarıp geri dönüşüme sokabilecek kompakt mikro fabrikalar!

 

Mavi mühendislik: Daha okyanus dostu, daha deniz dostu kentler inşa etmek

Yeşil mühendislik, gerek enerji tasarrufu sağlayan binaları gerekse bitki kaplı duvarlarıyla şehirlerin bildik özelliği haline geldi. Sidney’deki New South Wales Üniversitesi’nden Emma Johnston artık kentlerin okyanus ve denizler üzerindeki etkileri üzerine de, yani Mavi Mühendislik üzerine düşünmemiz gerektiğini ileri sürüyor. Bu olmazsa, kıyı şehirleri denize gönderdikleri pisliklerle, içerideki kentsel alanlar kadar yerel deniz ekosistemlerini de yok edebilir.

                                                                                                  

Organik uzay gemileri: Yıldızlara yolculuk endüstriyel ve steril olmak zorunda değil!

Şayet Mars’a ve daha ötesine gidersek, metal bir kutu içinde yolculuk muhtemelen bir hayli rahatsız edici olacaktır. Birleşik Krallık’taki Newcastle Ünivarsitesi’nden Rachel Armstrong, bitki örtüsü, toprak ve diğer organik hayatla uzay araçları ve koloni gezegenlerin ekosistemleri üzerine düşünme zamanının geldiği kanısında. Bu kriter, daha önce inşa ettiklerimizden bambaşka uzay araçları tasarlamayı gerektiriyor.

 

Zihinsel sağlık aplikasyonları: Sıhhatinizi yakından takip eden akıllı telefonlar

Zihinsel hastalıklar konusunda kliniklerin, dostların ve akrabaların destek olma olanakları genellikle kısıtlıdır. Sidney’deki Black Dog Enstitüsü’nden Helen Christenen ve meslektaşları, depresyon ve benzeri ruhsal rahatsızlıklardan şikayetçi olanları 24 saat takip ve hatta tedavi eden bir akıllı telefon uygulaması geliştiriyor. Bu teknoloji davranışlarda başka türlü görülemeyecek “saklı sinyaller”i ortaya çıkarıyor.

 

Suyosunu biyokütlesi: Bir karbon canavarı ve geleceğin yiyeceği

Suyosunu ve algler aslında Asya beslenme düzeninin temel gıda maddesi ama Batı’da daha çok bir gurme trendi. Pia Winberg bu durumu değiştirmek istiyor: Suyosununun geleceğin temel besini olabileceğini savunuyor çünkü hem Omega-3 gibi temel gıda maddelerinin en önemli kaynaklarından biri, hem de gelişimi sırasında karbon emdiği için çevre dostu.

 

Kent sensörleri olarak taksiler: Uber verileriyle akıllı kentler

Uber uygulamasını kullanarak bindiğiniz bir takside, sürücünün akıllı telefonu gezici bir sensör gibi çalışacak ve yaşadığınız kentin güvenlik profilini çıkarmada kullanılabilecek hareketli verileri kaydedecek. Uber’in Güvenlik ekibi bu verileri çözümleyerek sorunlu kavşaklardan tehlikeli sürücü davranışlarının tanımlanmasına kadar yol güvenliğini artıracak yollar bulacak.

 

Kendi kendine öğrenen makineler: En güçlü AI formu

Yapay zekâ teknolojisinde son yıllarda kaydedilen ilerlemeler bir gerçeği açıklığa kavuşturdu: Kendi kendine öğrenebilen makineler daha önceki özenle programlanmış, mantık tabanlı sistemlerden çok daha iyi performans sergileyebiliyor. Google, Microsoft, IBM ve benzeri firmalarla dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar, bir makineye zekâ kazandırmanın ona öğrenme yeteneği kazandırmak olduğunu göstermiş bulunuyor. Burada merak konusu olansa, kendi kendini eğiten bir makinenin karar vermesi, çünkü bunun nedeni konusunda hiçbir fikrimiz olmayacak.

 

Hiper Gerçeklik: Sanal gerçeklik tamam ama gelecek “artırılmış gerçeklik”te.

Doğru, 2016 sanal gerçeklik için altın yıl oldu ama çoğu teknoloji gözlemcisi geleceğin gözde tercihinin artırılmış gerçeklik (Augmented reality) olacağı kanısında. Yani gerçek dünya görüntülerinin üzerine özel gözlükler aracılığıyla bindirilen grafikler. Bu teknolojinin nasıl yaygın bir ilgi gördüğünü anlamak için Pokemon Go’nun elde ettiği müthiş başarıya bakmak yeterli. Yaşadığınız şehirdeki sokak ve binaların anime grafiklerle kaplandığını hayal edin...

 

Beyin Organoidleri: Laboratuvarda geliştirilen minik beyinler

Araştırmacılar insan deri hücrelerini kullanarak, nöronları, korteksi, hipokampüsüyle eksiksiz beyin dokuları geliştiriyor. Fikir şimdilik otizmden şizofreniye bir dizi hastalığa yeni ve daha yakın bir bakış açısı sağlamak üzere uygulanıyor.

 

Manyetize füzyon: Alternatif bir temiz enerji yöntemi mi?

ITER gibi uluslararası girişimlerin füzyon enerjisinden yararlanma çabaları gecikmeler, yükselen maliyetler vb. problemlerle boğuşa dursun, daha küçük özel sermaye şirketleri de kendi tekniklerini geliştirme peşinde. Amazon’dan Jeff Bezos’un desteklediği General Fusion firması bunlardan biri. Manyetik alanlardan, aşırı sıcak plazmalardan yararlanarak reaksiyon tetikleme yöntemleri henüz uzak bir ihtimal gibi görünse de, bu benzeri firmalar ITER’i geride bırakma konusunda iddialı.

 

Kuzey Kutbu biyoaraştırmaları: Gelecek nesil ilaçlar kuzey deniz yataklarında

Yeni ilaçların yokluğu insanlığı gerçek bir krizle karşı karşıya bırakıyor. Kanser ve kalp hastalıkları gibi belalara karşı mücadele sürerken anti-mikrobiyal direnç yaşadığımız çağın en büyük felaketi haline gelmek üzere. Norveç Yromso Üniversitesi’nden bir grup araştırmacının Kuzey Kutbu’ndaki deniz yataklarında yeni bir moleküler silah avına çıkma nedeni de bu. Yosunlar, süngerler, mikroalgler ve diğer deniz canlıları mütevazı görüntülerine rağmen ilaç endüstrisi için büyük bir gelecek vaat ediyor.

 

Nano-kristalimsiler: Yeni bir süper-sert cevher

Almanya’daki Bayreuth Üniversitesi’nden Natalla Dubrovinskaia tarafından geliştirilen yeni bir süper-sert nano-elmas formu, yerküre çekirdeğinde bulunanlardan üç kat daha fazla basınca dayanabiliyor. Nano-elmas toz haliyle yüksek derecede emici özelliğinden dolayı kozmetik endüstrisinde kullanılıyor ve tıp endüstrisi de kemoterapi gibi uygulamalarda ilacı vücudun ulaşılması güç bölgelerine taşımak üzere kullanmaya başladı. Nano-elmas, kemik ve kıkırdak gelişimini de destekleyebiliyor.

 

Su kıtlığına akıllı ve mis gibi bir çözüm: Tuvalet suyuna tapa!

Evet, günahı su uzmanları ve idarecilerinin boynuna ama “tuvalet suyuna tapa” adı verilmiş bu yöntemin adına. Dünyanın bazı bölgelerinde kanalizasyonlara akan atık su –evet, tuvalet suyu da dahil!-  filtreden geçirilip en az içme suyu kadar saf hale gelinceye kadar işleniyor. Kuraklıktan mağdur bölgeler için akla uygun bir çözüm!

 

Stentrode: Beyin-kontrol implantları

Zihin yoluyla makineleri kontrol etmenin önündeki güçlük, ekstra incelmiş bir kontrol yetisi kazanandıracak implantlar için invazif beyin cerrahisine ihtiyaç olması; üstelik kafatasınıza takılan cihazlar da düşünme süreçlerinize zarar verebiliyor. Araştırmacı Nicholas Opie ve ekibi ideal bir çözüm keşfetti: Stentrode adı verilen basit ve daha az istilacı bir cihaz vücudun daha alt bölgelerine yerleştirilip beyne girebiliyor. Yöntem, kısa vadede felçli hastalarda kullanılacak, uzun vadede ise hepimizde bir tane olabilir.

 

Uzay güneşlikleri: Küresel ısınmayla mücadelede radikal bir fikir

İklim değişikliği konusunda işlerin gerçekten de kötüye gitmesi halinde, gerçek anlamda radikal çözümlere ihtiyacımız olabileceğini düşünenler var. Gözüpek çözüm önerilerinden biri “uzay güneşlikleri”. Buna göre, uzayda yerküre ile güneş arasında, L1 noktası adı verilen ve yerçekimlerinin dengede olduğu yaklaşık 2 milyon kilometre uzaklıktaki bölgeye kocaman bir kalkan yerleştirilecek. Bu hemen yarın olabilecek bir şey değil kuşkusuz, ama NASA’dan Royal Society’ye çeşitli kurumlar bu seçeneği analiz ediyor ve gelecek kuşakların bu ihtimalle tanışması kuvvetle mümkün.

 

Sürücüsüz Kamyonlar: İlk sürücüsüz araçlar onlar olacak

Çoğumuzun ilk gördüğü sürücüsüz araçlar büyük bir ihtimalle kamyonlar olacak. Bu devasa yol canavarları, sürücüleri uzun yolda uyumasa muhtemelen çok daha güvenli, konvoy halinde sefere çıkabilseler çok daha verimli olurlardı. Yollarda görünmeleri iş modellerini değiştirecek gibi; birçok ülkede kamyon sürücülüğü en yaygın meslekler arasında yer alıyor.

 

Sonralık Sapması: Büyük resmi etkileyen bilişsel kör nokta

 

Büyük verilerden hareketle yapılan içgörüler dünyayı görme biçimimizi değiştiriyor. Dünyadaki verilerin % 90 gibi sarsıcı bir bölümü son birkaç yılda oluşturuldu. Bunun kendisi fantastik bir veri ama yakın zaman verilerinin bu görünüşteki bolluğunun aynı zamanda geçmişe ait çok çok az veriye sahip olduğumuz gerçeğini örtbas edebileceği anlamına da geliyor. Uzakgörmezlik, kısa dönemli trendlere tarih pahasına aşırı değer veren baskın bir eğilim biçimde yapısallaşıyor. Buna sonralık sapması deniyor.

 

Süper süngerler: Yanan fosil yakıtların yaydığı karbondioksiti emiyorlar

Metal organik yapılar olarak bilinen dünyanın bu en gözenekli materyali, hava kirliliğine karşı uzun ömürlü ve etkili filtreler olarak veya doğal gaz, su, hidrojen ya da karbondioksit emilimi ve muhafazası için kullanılıyor. Avustralya Csiro’dan Matthew Hill geliştirdiği bu malzemenin, geleceğin enerji üretimi ve sera gazı temizliğinde devrim yaratacağı kanısında.

KAYNAKLAR

  • 1. http://www.bbc.com/future/story/20161113-20-world-changing-ideas-to-make-tomorrow-better