Dehşet Verici Bilgisayar Oyunları


Özge Üstündağ

Korku açlığımızı doyuruyor

Hiç korku içerikli bir oyunun fragmanını izlediniz mi? Sadece birkaç saniye içinde, ensenizdeki saçlar diken diken olurken, ağzınız kuruyor ve endişeden midenize kramplar giriyor. Bu arada vücudunuzdaki bütün kan, sırf siz ekrandan hızlıca kaçabilesiniz diye, kol ve bacaklarınıza hücum ediyor.

Bu oyunları, sonunda korkacağımızı bilerek oynasak da, bizi dehşete düşüren olaylar karşısında vücudumuzun verdiği tepki (terli eller, hızlı kalp atışları, vb.) yine de değişmiyor. Ayrıca, ister korku oyunu fragmanı izleyelim, ister gerçekten oyunun içinde olalım, fiziksel olarak aynı korku reaksiyonunu veriyoruz.

Korku

Hayatımızın tehdit altında olduğunu hissettiğimiz an, vücudumuz “kaç ya da savaş” tepkisi verir. Kısacası, ya kötü gözlü canavarla savaşacağız ya da topuklarımız arkamıza vururcasına kaçacağız.

İnsan korkuyu tarih öncesi zamanlardan beri bilip tatmış olmasına rağmen, toplum içinde onu bastırmaya alıştırıldı. Bu duygunun performansımıza engel olduğunu varsayarak, onu “kötü duygular” şemsiyesi altında gizlemeyi öğrendik. Ancak, Girit Üniversitesi Estetik ve Sanat Felsefesi Profesörü Katerina Bantinaki’nin “Dehşetin Çelişen Yüzü: Olumlu Bir Duygu Olarak Korku” başlıklı makalesinde vurguladığı üzere, ürkütücü olaylara maruz kalmak, fobilerimizi yenmemizde bize yardımcı olabildiği gibi, kalıplaşmış düşüncelerimizi yeniden düzenleyip, sığınmış olduğumuz rahatlıktan çıkmamızı sağlayabilir.

Bilgisayar oyunları hem korkutucu hem zevkli

Şiddet türü oyunların aksine, oynayanları korkutmaya yönelik geliştirilmiş bilgisayar oyunları önceleri bilimsel olarak pek fazla araştırılmıyordu. Şimdilerde ise, bu tür oyunların korku filmleri kadar etkileyici olup olmadıkları ve korkunun zevk uyandırıp uyandırmadığı, bilim insanlarının ilgi alanına girmiş bulunuyor.

Bu alanı aydınlatmak amacıyla, Indiana Üniversitesi Medya Okulu araştırmacıları 2013’te 269 üniversite öğrencisine, “Ölümcül Deney” (Resident Evil) gibi popüler bilgisayar oyunları oynarken ne düşündüklerini anlamak için anket yaptılar.

Indiana Üniversitesi’den Doç. Dr. Nicole Martins ve doktora öğrencisi Teresa Lynch’in, Yayın ve Elektronik Medya Dergisi’nde (Journal of Broadcasting and Electronic Media) yayımlanan bulguları, korku oyunlarının gerçekten de korku filmleri kadar dudak uçuklatıcı olabileceğini gösterdi. Ayrıca anket, adrenalin tutkunu bilgisayar oyuncularının, doğal afet ya da vampirlerden çok, bilinmeyenlerden ve dış görünümü çarpıtılmış insan figürlerinden etkilendiklerini ortaya koydu. Martins’e göre, hayatta kalma-korku türü video oyunlarından alınan zevk, belki de “oyundan hiçbir zarar gelmeyeceğini bilmekten geçiyor.” Öyle görünüyor ki, “Savaş Oyunları” (Call of Duty) ve “Amnezi: Karanlık İniş” (Amnesia: The Dark Descent) gibi bilgisayar oyunları, oynayanların hayatlarını gerçek anlamda riske sokmadan korkularıyla yüzleşmelerini sağlıyor.

Bantinaki’nin de korkunun keyif veren yüzü üzerine kurguladığı tezinde belirttiği gibi, korku deneyimini kontrol edebilmek, bilgisayar oyuncularının duygularını doruk noktasına taşımalarına yardımcı oluyor.

Ama bir dakika

Wisconsin Üniversitesi (Madison) doktora öğrencileri, her ne kadar duygu kontrolü için faydalı olsalar da, bilgisayar oyunlarına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Oynayanların yüreklerini hoplatan bu ürkütücü oyunlar, içerdikleri aşırı şiddet nedeniyle oynayanların hayata bakışlarını kötü şekilde etkileyebiliyorlar.

Üniversitenin İletişim Bölümü’nden doktora öğrencileri James Alex Bonus ve Alanna Peebles ile Gazetecilik Bölümü’nden Yrd. Doç. Karyn Riddle, araştırmalarında aşırı derecede zor bir oyunla bilerek öfkelendirilen katılımcıların, kızgınlıklarını motivasyona dönüştürebildiklerini gözlemlediler. Bitirilmesi imkânsız olarak tasarlanmış oyunu oynadıktan sonra, katılımcılar araştırmanın ikinci bölümünde oynatılan oyunları kazanmak için daha çok hırslandılar. Hem ikinci oyundan daha çok zevk aldılar hem de kendilerini daha yetenekli olarak algıladılar. Ancak, en fazla şiddet içeren oyundan (Fist of the North Star: Ken’s Rage) zevk alanların, şiddet içermeyen Little Big Planet 2’yi oynayanlara kıyasla hayata daha saldırgan bir tavırla bakmaya meyilli oldukları görüldü.

Sonuç olarak, bilinmeyeni “yenme” duygusunun,  bize yaşattığı heyecan verici bir tarafı var. İster korku oyunlarıyla ister tamamen başka şekilde olsun, korkularımızın derinliklerine doğru yaptığımız bilinçli keşiflerle yalnızca farkındalığımız artmıyor, aynı zamanda da duygusal olarak güçleniyoruz. 

 

KAYNAKLAR

  • 1. Bantinaki, K. (2012). The paradox of horror: Fear as a positive emotion. The Journal of Aesthetics and Art Criticism, 70, 383-392.
  • 2. Bonus, J. A., Peebles, A., & Riddle, K. (2015). The influence of violent video game enjoyment on hostile attributions. Computers in Human Behavior, 52, 472-483.
  • 3. “The Fear You Experience Playing Video Games Is Real, and You Enjoy It, IU Study Finds” http://news.indiana.edu/releases/iu/2015/06/fear-in-video-games-study.shtml
  • 4. “The Science and Psychology of Fear Documentary” http://www.dailymotion.com/video/x2j2ksf