2016’nın İlginç Keşifleri


Dila Altındiş

Çok hücreli yaşama geçişin gizemi: Bir kaza!

Araştırmacılar, çok hücreli yaşama geçişin 800 milyon yıl önce gerçekleşen önemsiz bir genetik mutasyonun sonucu olduğunu keşfetti. Sonuçları eLife dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, tek hücreli organizmaların çok hücreli organizmalara doğru evrimi, GK-PID adlı bir antik molekülün “genetik bir fiske” sonucu 800 milyon yıl önce geçirdiği tek bir mutasyonla gerçekleşti. Araştırmanın bu büyük gizemi çözmesi kadar ilginç olan bir diğer yanı ise, tek hücreli atalarımızda bulunan ve milyonlarca yıldır görülmeyen bu GK-PID molekülünü laboratuvar ortamında yeniden yaratmış olması.

Hadi gözünüz aydın: En büyük asal sayı keşfedildi!

Yeni keşfedilen en büyük asal sayı, bilinen en büyük asal sayıdan yaklaşık 5 milyon hane daha büyük! Bu yeni en büyük asal sayıdaki toplam rakam sayısı 24 milyardan biraz daha az ve yazıyla ifade etmenin tek pratik yolu da şöyle: 274.207.281 – 1

20 yıldır faaliyet gösteren ve 2n-1 formunda yazılabilen asal sayıları arayan Great Internet Mersenne Prime Search isimli gönüllü proje tarafından bulunan 15. asal sayı bu.

“İyi de, ne işe yarıyor?” diye sorabilirsiniz. Efendim, modern şifreyazım biliminin veri kodlamak için şu ana kadar sadece 49 tanesi keşfedilmiş olan Mersenne Asal Sayıları’na ve diğer kompleks sayılara ihtiyacı varmış.

Gezegenin izi bulundu!

Plüton gezegeninin 20. yüzyıldaki keşfinden önce, Neptün’ün ötesinde ancak dev bir objenin neden olabileceği kütle çekimsel kümelenme nedeniyle, Planet X adı verilen 9. bir gezegenin varlığı kuramsal olarak ileri sürülmüştü. O zamanlar bu gezegenin Plüton olduğu sanıldı ama California Teknoloji Enstitüsü bilimcileri 15 bin yıllık bir yörünge periyodu olan dokuzuncu bir gezegenin gerçekten var olduğuna dair kanıtlar sununcaya kadar da söz konusu kütle çekimsel bükülmenin nicel büyüklüğü hiçbir zaman tam olarak belirlenemedi.

Konuyla ilgili keşiflerini yayımlayan astronomlar, sözü edilen bükülmenin bir tesadüf olma ihtimalini 15 binde bir olarak hesaplıyor. Dokuzuncu gezegen hâlâ bir hipotez, ama devasa yörüngesi hesaplandı. Şayet varsa, muhtemelen dünyadan 2-15 kat daha büyük bir kütlesi var ve güneş etrafındaki yörüngesi 200-1600 astronomik birime eşit.

Bir astronomik birimin 150 milyon kilometre olduğunu belirtelim. 

İlelebet yaşayacak veriler Southampton Üniversitesi tarafından yapılan bir keşif, sonsuza kadar saklamak istediği verileri olup da uygun cihaz bulamayanlara rahat bir nefes aldırdı. Verilerin kaydedilip yeniden kullanımı için nano-yapılı bir cam kullanan bilimciler, 1000 derecelik bir sıcaklıktan etkilenmeyen 25 krş. büyüklüğündeki beş boyutlu bu cihaza, 360 TB hacminde veri yüklemeyi başardı. Böylece şekilde saklanan verilerin oda sıcaklığındaki raf ömrü yaklaşık 13,8 milyar yıl olacak, yani kabaca evrenin yaşı kadar! “Süpermen Bellek Kristali” adı verilen keşfin ulusal arşivler, müzeler ve kütüphaneler gibi devasa verileri saklayan kuruluşlar için özellikle faydalı olacağı belirtiliyor.

5D veri deposu

Evrimin en gizemli halkası bulundu: Duvara tırmanan balık!

Karadaki omurgalı yaşamının antik denizlerde yüzen balıklardan evrildiği yaklaşık 200 yıldır biliniyordu ama New Jersey Institute of Technology araştırmacılarının yaptığı bir keşif, bir ara evrim halkasını daha ortaya çıkardı. Araştırmacılar Tayvan mağara balığının duvara çıkabildiğini ve bir amfibi ya da sürüngenle aynı anatomik yeteneklere sahip olduğunu buldu.

Bunun evrimsel adaptasyon anlamında dev bir keşif olduğu ileri sürülüyor çünkü bilimcilerin karada yaşayan dört ayaklıların tarih öncesi balıklardan nasıl evrildiğini çok daha iyi anlamalarını sağlayacak. Mağara balığı ile karada hareket edebilen diğer balık türleri arasındaki fark ise, ilkinin yürüme biçimi: Mağara balığının, tırmanırken kullandığı güçlü leğen kemikleri var.

Bir roket ilk kez ayaklarının üzerinde karaya indi

Bilim kurgu filmleri ya da çizgi romanlarda roketlerin gezegenlere dikey olarak indiğini çok görmüşüzdür ama bunu başarmak son derece zor bir işlem aslında. Bu yüzden de NASA ya da European Space Agency gibi kamu kurumları, bugüne kadar ya daha sonra geri kazanılmak (bu da maliyetli bir iş) üzere okyanuslara iniş yapan ya da bilerek atmosferde yakılan roketler geliştiriyordu.

Bir roketi dikey olarak karaya indirmeyi başarmak, bu yüzden ucuz ve kolay bir biçimde yeniden kullanılabileceği yani çok ciddi bir para tasarrufu olduğu anlamına geliyor.

İşte bu işi 8 Nisan 2016’da bir özel şirket başardı. Mars’a insanlı yolculuk iddiasıyla çok konuşulan SpaceX firması bir roketi karaya (aslında yüzen bir drone gemi üzerine) dikey olarak indirdi. Bu başarı, uzay yolculuklarında para tasarrufu sağlamakla kalmayacak, zaman tasarrufu da sağlayarak uzaya daha sık roket göndermeyi mümkün kılacak.

Bir özel teşebbüs başarısı olsa da SpaceX’in geliştirdiği bu teknolojinin NASA gibi kurumlar tarafından da kullanılacağı belirtiliyor.

Sibernetik implant felci yendi Altı yıldır felçli olan bir hasta, beynine yerleştirilen küçük bir yonga sayesinde parmaklarını oynatmayı başarmakla kalmadı, gitar da çaldı. Ohio Devlet Üniversitesi araştırmacıları, bir kez vücuda yerleştirildikten sonra yakınındaki bir terminale sinyaller gönderen ve bu sayede söz konusu “bilgi”nin kola takılan bir elektronik eldivene iletilmesini sağlayan bir “nöral bypass” cihazı geliştirmeyi başardı. Bu özel eldiven, kablolar üzerinden belli kasları uyarıyor ve parmakların eş zamanlı olarak hareket etmesini sağlıyor. Ian Burkhart isimli 24 yaşındaki felçli hastanın bu sayede gitar çalabilir hale gelmesi projede yer alan hekim ve bilimcileri bile şaşırttı.

Altı yıldır felçli olan hasta, beynine yerleştirilen küçük bir yonga sayesinde gitar çaldı.

Meğer Dünya’nın ikinci bir Ay’ı varmış

NASA araştırmacıları yerküre yörüngesine yakalanıp orada kalan ve böylece dünyanın ikinci uydusu haline gelen bir asteroid keşfetti. 2016 HO3 adı verilen bu asteroidin yörüngesi dünyaya bir hayli uzak ve kütle çekimsel olarak Dünya’dan çok Güneş’in etkisi altında, ama Güneş’in etrafındaki yolculuğu sırasında Dünya’nın da çevresinde dolaşıyor. Ama siz yine de bir gün üzerinde yürürüz diye heyecanlanmayın çünkü boyutları Ay’a göre çok çok küçük: 40-100 metre.

NASA’nın Yerküreye Yakın Objeler Merkezi yöneticisi Paul Chodas’a göre 100 yıldan fazla bir süredir Dünya’nın sabit bir uydusu olan 2016 HO3’ün Yerküre ve Güneş etrafında oldukça istikrarlı bir yörüngesi var ama birkaç yüzyıl içinde bu yörüngesinden çıkacak. 

Google’ın “Derin Aklı” dünya Go şampiyonunu yendi

Google DeepMind tarafından geliştirilen yapay zekâ AlphaGo, 18 kez dünya şampiyonluğunu kazanan Güney Koreli Go oyuncusu Lee Sedol’ü beş maçlık serinin dördünde yenmeyi başardı. Bir insanla yapay zekâ arasında oynanan tarihsel karşılaşmada beş oyunluk serinin tüm maçları da yenilen tarafın oyunu terk etmesiyle sonuçlanırken, AlphaGo sadece dördüncü maçı kaybetti.

AlphaGo, Ekim 2015’te de Avrupa Go şampiyonunu yenmiş, o galibiyet de büyük yankı uyandırmıştı.

Google’ın Go oyunu için tasarladığı yapay zekâ AlphaGo’nun bu zaferi, akıllara IBM’in geliştirdiği Deep Blue’nun 1997’de Dünya Satranç Şampiyonu Gary Kasparov’u mat ettiği tarihsel karşılaşmayı getirdi. Ama olağanüstü bir sezgi gücü, yaratıcılık ve stratejik düşünme yeteneği gerektiren Çin kökenli Go, satranca göre çok daha kompleks bir oyun olarak görülüyor. 

Hepimiz Afrikalıyız!

Üç ayrı genetik-bilim ekibi tarafından yapılan ve Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, bugün Afrikalı olmayan herkesin 50 ile 80 bin yıl önce Afrika’da yaşayan tek bir halktan geldiğini ortaya koydu.

Bugün yaşayan bütün ırk ve milliyetlerin kökeninin, Afrika’daki tek bir soyağacının dalları olduğunu gösteren söz konusu genetik araştırma, İsrail, Suudi Arabistan, Hindistan ve Çin’de bulunan çok daha eski tarihli insan iskeletlerinin de yine aynı kökene sahip ama daha önceki bir göç dalgasının ürünleri olduğunu ileri sürüyor.

Bilimciler insanların neden Afrika’dan ayrıldıklarına dair de ipuçları elde etmiş durumda. Araştırmaya göre, değişen yağış rejimleri Afrika’dan Avrasya’ya insanların yiyecek arayışında izleyebileceği koridorlar açtı.

KAYNAKLAR

  • 1. https://elifesciences.org/content/5/e10147
  • 2. http://www.nytimes.com/2016/01/12/science/genetic-flip-helped-organisms-go-from-one-cell-to-many.html
  • 3. http://www.mersenne.org
  • 4. http://gizmodo.com/planet-nine-just-got-weirder-1774497705
  • 5. http://www.southampton.ac.uk/news/2016/02/5d-data-storage-update.page
  • 6. https://www.wired.com/2016/03/dissecting-blind-cave-fish-walks-like-salamander
  • 7. https://wexnermedical.osu.edu/mediaroom/pressreleaselisting/device-allows-paralyzed-man-to-swipe-credit-card-perform-other-movements
  • 8. https://www.nasa.gov/feature/jpl/small-asteroid-is-earths-constant-companion