Uygarlığı da mı Kuyrukluyıldızlara Borçluyuz?


Deniz Candaş

Kuyrukluyıldızlar, gezegenimizdeki yaşamı şekillendirmede düşünüldüğünden de önemli rol oynamış olabilirler. Dünya üzerinde yaşamın başlangıcından ve dinozorlar da dahil bazı türlerin yok oluşundan sorumlu oldukları düşünülen kuyrukluyıldızlara yepyeni rol biçmek üzereyiz. Diğerlerinden biraz daha farklı ama oldukça önemli bir rol: İlk insan uygarlıklarının tohumlarını da yine bir kuyrukluyıldız atmış olabilir gibi görünüyor.

Güneydoğu Anadolu’da bulunan önemli bir arkeolojik kazı alanı olan Göbekli Tepe’de ortaya çıkarılan taşlara oyulmuş bazı gizemli simgeler, bize daha önce duymadığımız bir öykü anlatıyor… Bilim insanlarına göre, bu simgeler 13.000 yıldan daha uzun bir süre önce Dünya’ya düşen bir kuyrukluyıldızdan bahsediyor. Bu olay bin yıl kadar süren bir mini buz devrinin başlamasını tetiklemiş, yünlü mamutların soyunu tüketmiş ve insanları yeni tarım teknikleri geliştirmeye zorlayarak ilk medeniyetlerin oluşumuna ortam hazırlamış olabilir.

Dünyanın en eski tapınağı kabul edilen Göbekli Tepe’de bulunan ve “Akbaba Taşı” adı verilen bir sütunda yer alan oymaların, MÖ 11.000 yılı civarında Dünya’ya çok sayıda kuyrukluyıldız parçasının çarptığını tasvir ediyor olabileceği düşünülüyor. Bu olay, devasa bir kuyrukluyıldızın iç Güneş Sistemi’nde parçalanmasının sonucu olabilir.

Bilim insanları uzun süredir Genç Dryas döneminde yaşanan ani iklimsel değişimlerin sorumlusunun bir kuyrukluyıldız olabileceği ihtimali üzerinde duruyorlardı. Kuzey yarıkürenin büyük bir kısmında yaşanan ani ve şiddetli sıcaklık düşüşleriyle karakterize olan Genç Dryas dönemi, tarımın ve ilk Neolitik uygarlıkların başlangıcıyla örtüşmesi nedeniyle insanlık tarihi açısından büyük önem taşıyor.

Araştırmacılar, taş blok üzerindeki oymaları takımyıldızlara ait simgeler olarak yorumladılar ve bir bilgisayar yazılımı aracılığıyla bunları analiz edip konumlarını eşleyerek, olayın yaşandığı yaklaşık zamanı bulmaya çalıştılar. Sonuçta elde ettikleri tarih MÖ 10.950 yılı oldu, Genç Dryas döneminden hiç de uzak değil.

Orta Doğu’nun tahılla dolu geniş arazileri bir zamanlar insanların etrafta rahtça dolaşıp geçici kamp yerleri kurmalarına izin vermiş olsa gerek. Ancak, çarpma sonrasında karşı karşıya kalınan çetin iklim koşulları muhtemelen insanları bir araya toplanmaya ve bu ekinleri yetiştirmenin yeni yollarını aramaya zorladı. Bu da, modern tarımın ilk adımı ve medeniyet kurma yolundaki önemli bir aşama sayılabilir.

Simgeler hem Göbekli Tepe’nin göktaşı ve kuyrukluyıldızlar konusunda gözlem yapılan bir yer olduğunu gösteriyor hem de muhtemelen bu dehşet verici olayı kayıtlara geçirmek amacıyla yapılmış olan oymaların burada yaşayan insanlar için uzun zaman önem taşıdığını. Edinburgh Üniversitesi Mühendislik Bölümü’nden araştırmanın yürütücüsü Dr. Martin Sweatman şöyle diyor: “Görünüşe göre Göbekli Tepe, diğer özelliklerinin yanında gece gökyüzü gözlemlerinin de yapıldığı bir yerdi. Buradaki taş sütunlardan biri, bu yıkıcı olayın, yani buzul devrinin bitiminden beri muhtemelen tarihte yaşanmış en kötü günün anısına yapılmış bir anıt görevi görmüş gibi.”

 

Makalenin ve haberin yayımlanmasından kısa bir süre sonra, Göbekli Tepe araştırma ekibinin "Tepe Telegrams" adlı günce sitesinde bu konuya dair bir açıklama yayınlandı. Çalışmanın makale haline getirilmesi sırasında kendi görüşlerinin alınmadığını belirten ekip bu bilgilerin henüz kesinlik kazanmadığını ve bu aşamada kamuyoyuyla paylaşılmasının uygun olmadığını açıkladı.

KAYNAKLAR

  • 1. http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-4432554/Stone-carvings-confirm-comet-hit-Earth-13-000-years-ago.html