Paylaşımlar Karakteri Ele Veriyor


Dila Altındiş

555 Facebook kullanıcısı üzerinde yapılan bir araştırma paylaşılan içerik ve paylaşım sıklığını, bu medyayı kullanma gerekçeleriyle ilişkilendirerek beş yaygın karakter özelliği saptadı.

Neden bazı insanlar Facebook’ta eğlenceli kişisel hikâyeler paylaşırken, diğerleri sevdiklerine aşklarını ilan eder, politik düşüncelerini dile getirir ya da ayrıntılı yemek fotoğrafları paylaşır? Bazı Facebook kullanıcıları hafta sonu katıldıkları bir partiyi paylaşıken, neden diğerleri son okudukları kitaptan bahseder veya mesleki başarılarını duyurmayı tercih eder? 2004 yılında hayatımıza girdikten kısa bir süre sonra sosyal medyanın en popüler iletişim kanallarından biri haline gelen Facebook’ta kullanıcıların paylaştığı düşünce, duygu ve aktiviteleri karakter özelliklerinin bir göstergesi olarak ele alan bir çalışma, işte bu sorulardan yola çıkıyor.

Söz konusu araştırmaya göre Facebook’ta paylaşılan konuları genel olarak beş başlık altında toplamak mümkün: sosyal etkinlikler ve gündelik hayat, entelektüel uğraşılar, yetenekler/başarılar, diyet ve egzersiz konuları ve romantik ilişkiler. Araştırma bu konu başlıklarını belli başlı Facebook kullanma nedenleriyle ilişkilendirmiş: kabul ve ilgi görme ihtiyacı; kendini ifade etme, yani kişiel görüşlerini, hikâyesini ve şikâyetlerini ifşa etme; iletişim ve kişisel olmayan bilgi (haber, güncel olaylar vs) paylaşımı.

Araştırma sonuçlarına göre, girişken, konuşkan ve neşeli özellikleriyle öne çıkan dışa dönük insanlar Facebook’u bir iletişim ve sosyalleşme aracı olarak kullanma eğiliminde. Bu medyayı çok daha sık kullanıyorlar ve daha çok arkadaşları var.

Kaygı ve tehdit hassasiyetleri ön planda olan nevrotik bireyler ise Facebook’u,  “offline” hayatlarında yitirdikleri toplumsal destek ve ilgiyi bulma güdüsüyle kullanıyor. Facebook’u sosyal amaçlarla kullanma ve kişisel dramlarını açığa vurma gibi duygusal paylaşımlarla nevrotizm arasında doğrusal bir ilişki var.

Yaratıcı, entelektüel ve meraklı özellikleriyle öne çıkan deneyime açık kişiler de sosyal medyayı sık kullanıyor ama kullanma nedenleri soyalleşme değil; onlar daha çok bilgi alışverişi amacıyla Facebook kullanıyor.

Özgüveni düşük bireyler kendilerini Facebook’ta ifade etmeyi yüz yüze ilişkilere tercih etmeye daha yatkın ama olumlu duygulardan çok olumsuz duyguları dışa vurduklarından daha az “like” alma eğilimindeler. Paylaştıkları konular daha çok kendi aşk ilişkileri, çünkü özsaygılarını yükseltmek ve başkaları nezdinde ilişkilerinin berbat olduğu algısını değiştirme ihtiyacı içindeler.

Araştırmaya göre, övünmeyi seven, kibirli ve teşhirci özellikleriyle bilinen narsisistler ise başarılarıyla böbürlenerek ilgi ve hayranlık uyandırma peşinde. Fiziksel görünüme özel bir önem atfettiklerinden Facebook’ta seçtikleri konuların başında diyet ve egzersiz rutinleri geliyor.

Araştırma ulaşılan bulguların sadece eğilimleri saptayan birer hipotez olduğunu ve deneklerin beyanları üzerine kurulu olmak gibi bir zaaf taşıdığını da kabul ediyor. Narsisistlerin örneğin, paylaşımlarına aldıkları beğeni sayısı ve yorumları tam olarak söylemeyebilecekleri kabul ediliyor. Ulaşılan sonuçlardan biri de, Facebook’ta paylaşılan konu seçimlerinin büyük ölçüde alınan karşılıkların sosyal olarak ödüllendirici ya da dışlayıcı olmasıyla belirlendiği. 

KAYNAKLAR

  • 1. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0191886915003025