Nereden Çıktı Bu Kemikler ve Kabuklar?


Melda Bağdatlı

Kısa bir süre önce Kanada’da keşfedilen minik fosiller, biyomineralizasyonun –yani biyolojik taşlaşmanın– bilinen en eski kanıtları oldular. 810 milyon yıllık bu fosiller, gezegenlerin ve yaşamın birlikte nasıl geliştiğine dair en büyük ipuçlarını barındırıyor.

Biz dahil hayvanlar, bitkiler, mantarlar gibi çokhücreli organizmalar çekirdekli hücre barındıran ökaryotlardır. Biyomineralizasyonun evrimi de hem ökaryotların hem de dünyanın tarihinde önemli bir yer tutuyor.

Bilimciler çalışmaya biyominerilazyonun en erken gerçekleşmiş olduğunu düşündükleri bölgelerden biri olan Kanada’nın Yukon bölgesinden başlamışlar. Alaska sınırındaki Mount Slipper yakınlarından 60 metre kalınlığındaki kireçli kiltaşından parçalar ve siyah ve gri şist örnekler toplamışlar.

Topladıkları kayaçlarda, 541 milyon ila 1 milyar yıl önce oluşmuş olan Neo Proterozoik devir mikrofosillerine odaklanmışlar. Yüksek çözünürlüklü elektron mikroskopları ile bu mikrofosillerin büyük ölçüde apatit mineraline ait iç içe geçmiş, karmaşık, lifli kristal ağlardan oluştuğunu görmüşler. Ağların girift yapısı jeolojik değil biyolojik bir sürecin varlığına işaret ediyormuş. Üstelik 810 milyon yaşındaki bu örnekler bir önceki 200 milyon yıllık “en erken” örneklerden epey yaşlıymış.

Bir zamanlar dünya

Bahsettiğimiz zaman dilimi dünyanın bugünkü halinden çok farklı olduğu bir döneme işaret ediyor. Canlılığın neredeyse sadece suda cereyan ettiği, bitkilerin ve hayvanların henüz ortada olmadığı bir döneme… İşte o zamanlar dünya mikroskobik ökaryot çeşitliliği açısından çok zenginmiş. Kimi bugünkü kırmızı ve yeşil yosunları andırıyor, kimi de günümüz canlılarının formundan tamamen uzak, “gizemli” canlılar halinde yaşayıp gidiyorlarmış.

Fosillerin bulunduğu çevredeki kayaçlarda yapılan analizler, bu ökaryotların yaşadığı okyanuslardaki kimyasal değişimlere, bu canlılar sayesinde suda çözülen fosfat bileşiğinin artışının yol açtığını göstermiş. Bu da, bu tuhaf canlıların apatitten oluşan yapılarını nasıl geliştirdiğini açıklıyor. Ve biyomineralizasyonun organizmalar gibi geliştiğini ve beraberinde çevrelerinin de onlarla birlikte evrildiğini gösteriyor.

İnanılmaz miktarda fosfor! Canlıların kabuk ve giderek iskelet sahibi olmasını sağlayan biyomineralizasyon için gereken element buymuş meğer. 

KAYNAKLAR

  • 1. https://m.phys.org/news/2017-08-oceans-alkalized-life-bones-shells.html
  • 2. http://advances.sciencemag.org/content/3/6/e1700095