Kozmik Tozlar Her Yerde!


Deniz Candaş

Her gün Dünya’ya düşen tonlarca kozmik toz nereye gidiyor dersiniz? Bilim insanları nihayet bu gizemli bilmeceyi çözdüler. Kozmik toz her yerde, milyarlarca yıldır gezegenimizin her köşesine dağılmış durumda.

Akademisyenler ve amatör gönüllülerden oluşan uluslararası bir ekip, dünya dışından gelen küçücük toz zerreciklerinin çatıların ve şehrin diğer unsurlarının üzerinde toplandığını keşfettiler. Ekibin liderliğini yapan kişiyse, Norveçli bir caz müzisyeni olan Jon Larsen. Son sekiz yılını kozmik toz avına adamış bir amatör araştırmacı olan Larsen, Ağustos ayında Yıldız Tozunun Peşinde: Harika Mikro-Meteoritler ve Dünyalı Taklitçileri adlı bir kitap yayımlamaya hazırlanıyor. Kitapta hem başarılı toz avı tekniklerinin sırları hem de kozmik mikro toz zerreciklerinin mikroskop altında çekilmiş 1.500 adet fotoğrafı yer alacak. Son derece etkileyici olan bu fotoğraflar sayesinde Larsen’ın uzaylı tozları, dünyalı kuzenlerinden (trafik, fabrikalar, kiremitler, inşaat alanları, havai fişekler gibi insan etkinliklerinden kaynaklanan tozlardan) ayırt etmeyi kendi kendine öğrenişinin öyküsünü de öğrenebilirsiniz.

Çoğumuzun izlemekten büyük keyif aldığı meteor yağmurları, kayaç yapısındaki dünya dışı ziyaretçilerden meydana geliyor. Sıklıkla Dünya atmosferindeki aşağı doğru yolculukları esnasında tamamen yanıyorlar ve bazen de yeryüzüne düşebiliyorlar, fakat daima etrafa kozmik toz saçıyorlar. Günde 10 tondan, yılda ise 4.000 tondan fazla. Bu kozmik tozların çoğu çok ama çok küçük, ancak bir saç telinin kalınlığı kadarlar ama her yerdeler: soluduğunuz havada, yediğiniz sebzelerde, içtiğiniz suda. Yine de onları tespit etmek oldukça zor.

Bilim insanları mikrometeoritleri esas olarak Antarktika’da, çöllerde ve medeniyetten uzak diğer bölgelerde bulabildiler. Medeniyete daha yakın yerlerde de aradılar ama insan kaynaklı kirleticilerle o kadar çok karşılaştılar ki, zaman içinde bu arayışlarına son verdiler. Larsen’ın fark ettiği şeyse, bilim insanlarının bu arayışlarında parçacıkların kimyasal bileşimine baktıkları ama fiziksel görünüşlerini göz ardı ettikleri oldu. Larson, bu nedenle, öncelikle dünyalı toz zerreciklerini sınıflandırıp tanımlamayı öğretti kendi kendine. Bu yolda da aklınıza gelebilecek her yerden örnekler topladı: yollardan, çatı üstlerinden, kanalizasyon borularının içinden, sanayi bölgelerinden… Nihayet iki yıl önce, topladığı parçacıklardan birinin dünya dışından geldiği onaylandı. Böylece ne araması gerektiğini öğrenen Larsen, bir anda her yerde yüzlerce örnek bulmaya başladı.

Larsen ve ekibi tarafından bulunan örnekler, jeologlarca kimyasal bileşimlerine de bakılması sonucunda onaylanmış. Çalışmanın ayrıntıları, Geology dergisinde de yayımlanmış.

 

KAYNAKLAR

  • 1. https://www.nytimes.com/2017/03/10/science/space-dust-on-earth.html?smprod=nytcore-ipad&smid=nytcore-ipad-share&_r=1
  • 2. http://geology.gsapubs.org/content/early/2016/12/05/G38352.1.short?rss=1&ssource=mfr