Hindistancevizi Yok mu Olacak?


Deniz Candaş

Seçkin kahvaltılarda portakal suyunun tahtını kapmış olan hindistancevizi suyu, bu şöhretin tadını uzun süre çıkaramayacak gibi görünüyor.

Bazı ülkelerin mutfaklarının baş tacı olan hindistancevizi, özellikle suyu sayesinde, son yıllarda pazarda kendine ciddi bir pay edindi. Büyük firmaların da içinde olduğu bu pazarda, 200’ün üzerinde marka yer alıyor. Hindistancevizi suyu bazı yerlerde öylesine revaçta ki, bazı markalar küçük boyda şişelerini alkollü içecek fiyatına satıyor.

Dünya çapında en az 94 ülkede, yaklaşık 12 milyon hektarlık alanda yetiştirilen hindistancevizi ağaçları, çoğu küçük çaplı üreticiler olan 11 milyonun üzerinde çiftçinin başlıca gelir kaynağı. Bazı yerlerde “Yaşam Ağacı” olarak bilinmesinin nedeniyse, hemen her kısmının işe yaraması: Cevizin içindeki etli kısım hem yaş hem de kuru olarak tüketilebildiği gibi, hindistancevizi yağı elde etmek için de kullanılıyor. Cevizin dışını saran liflerden ip üretiliyor, içteki suyundan (ya da sütünden) ise gıda sektöründe çeşitli şekillerde yararlanılıyor.

İnsanlar bin yıldan uzun süredir seçici üretim tekniğiyle, farklı amaçlara yönelik olarak farklı hindistancevizi varyeteleri yetiştiriyorlar. Bunun sonucunda farklı renk, şekil ve boyutlara sahip olağanüstü bir morfolojik çeşitlilik ortaya çıkmış durumda. Öyle ki, bu çeşitliliğin dünya çapındaki kapsamı net olarak bilinemiyor. Hindistancevizi varyetelerinin ve bölgesel popülasyonların sahip olduğu genetik çeşitlilik, yani bilim insanlarının deyişiyle “gen kaynakları” milyonlarca küçük ölçekli üretici tarafından korunuyor. Bu üreticileri desteklemek amacıyla başlatılmış çok sayıda girişim var.

Ancak ne yazık ki hindistancevizi tehlike altında. Bunun en büyük sorumlusu da büyük bir hızla yayılan ve milyonlarca ağacı yok edebilen, ölümcül sararma hastalıkları. Afrika, Asya, Güney Amerika ve Pasifik Bölgesi’nin birçok yerini etkileyen bu hastalıklar nedeniyle tarımın geleceği açısından önem taşıyan birçok varyete yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ada ekosistemlerinin hassas doğası nedeniyle de en ciddi kayıplar Pasifik bölgesinde yaşanıyor.

Bir diğer sorun da, bazı çiftçilerin bu varyetelerin önemini bilmemeleri ve hem iklim değişikliği hem de tarım arazilerinin değişimleri nedeniyle bu geleneksel bilgilerin aktarılamaması. Örneğin, civardaki çocuklar on yıldır meyvelerini çalıyor diye arazisindeki nadir bir varyete örneğini kesen bir çiftçi, farkında olmadan bu varyetenin yok oluşuna katkıda bulunuyor.

Bu sorunlar, 2016 yılında düzenlenen iki uluslararası toplantıda etraflıca ele alındı. Bir yandan da Fildişi Sahili Cumhuriyeti, Fransa ve Çin işbirliğiyle yürütülen çalışmalarla hindistancevizi genomu haritalanıyor. Ancak mevcut sorunlarla başa çıkabilmenin en önemli yolu, araştırma ve girişimlere maddi kaynak sağlanması. Hindistancevizinin geleceği, pazardaki yükselişinden en çok fayda sağlayan büyük şirketlerin araştırmalara daha fazla maddi kaynak sağlamasına bağlı.

KAYNAKLAR

  • 1. https://theconversation.com/the-end-of-coconut-water-the-worlds-trendiest-nut-is-under-threat-of-species-collapse-68990