Evren “Ebedi Ölüm Uykusunda”


Raşit Gürdilek

Enerjisi yarı yarıya azalmış...

Günümüzden 13,8 milyar yıl önce “Büyük Patlama” denen olayla ortaya çıkan evrenimizin, giderek enerjisini yitirdiği ve sonsuza kadar sürecek bir “ölüm uykusuna yattığı” açıklandı.

200.000 gökadayı yeryüzündeki ve uzaydaki teleskoplarla çeşitli  dalga boylarında inceleyen uluslararası bir gökbilim ekibi, evrenimizdeki enerji  üretiminin 2 milyar yıl öncesine kıyasla yarı yarıya azalmış  olduğunu belirledi.

Kozmolojinin (evrenbilim) standart modeline göre evrendeki tüm enerji Büyük Patlama sırasında  ortaya çıkarken, küçük bir bölümü de yıldızları, gezegenleri, gökadaları ve dev gaz ve toz bulutlarıyla tanıdığımız madde, daha büyük bir kısmı da henüz gizemi çözülemeyen “karanlık madde” olarak hapsolmuş.

Büyük  patlamadan 150 milyon yıl sonra oluşmaya başlayan  yıldızlar, merkezlerindeki maddeyi Einstein’ın madde-enerji eşlenikliğini ifade eden ünlü E = mc2 formülü uyarınca enerjiye çeviriyor. Daha açık anlatımıyla yıldızlar, hidrojen çekirdeklerini birleştirip helyuma dönüştürüp yıldızın ayakta kalmasını sağlayan muazzam enerjiyi üreterek, evrenin toplam enerji bütçesine katkı yapmaya başladılar.

Kozmologların en az 200 milyar gökadayı içerdiğini düşündükleri “görünür evrenin” giderek  solduğu, 1990’lı yıllardan beri bilinmekteydi. Şimdiyse görece yakın 200.000 gökadayı uzak morötesinden, uzak kızılaltına kadar elektromanyetik spektrumdaki 21 dalgaboyunda inceleyen ekip, enerji üretimindeki düşüşün her dalga boyu için geçerli olduğu sonucuna vardı.

Avustralya’daki Radyo Astronomisi Araştırmaları Uluslararası Merkezi (ICRAR) tarafından yürütülen Gökada ve Kütle Toplanımı (GAMA) projesini yöneten Prof. Simon Driver, bulgularını Hawaii Adaları’ndaki Honolulu kentinde toplanan Uluslararası Astronomi Birliği’nin genel kurulunda açıkladı.

Driver’a göre “Evrenin bundan sonraki kaderi, tıpkı sonsuza kadar sürecek bir ihtiyarlık gibi devamlı bir düşüş. Evren artık kanepesinde kaykılmış, üzerine battaniyesini çekmiş  ve ebedi bir uyku için başı önüne düşmek üzere.”

Son bulgulara göre evrendeki toplam enerjinin yüzde 68,3’ünü, itici bir etki yapan, gizemi henüz çözülememiş bir “karanlık enerji” oluşturuyor. Geriye kalan bölümü oluşturan maddenin (madde de bir enerji biçimi) yüzde 26,8’i yine gizemini koruyan “karanlık madde”. Gökadaları, yıldızları, gezegenleri ve üzerlerinde yaşayanları oluşturan tanıdığımız sıradan maddeyse, toplam enerjinin yalnızca yüzde 4,9’unu meydana getiriyor.

Enerjinin büyük kısmını oluşturan karanlık enerji, itici etki yaptığından evrenin ivmelenerek genişlemesine yol açıyor. Bu nedenle kozmologlara göre evren, içindeki son yıldızların ve karadeliklerin trilyonlarca yıl sonra yok olmasının ardından kapkaranlık bir boşluk olarak sonsuza dek genişleyecek.

KAYNAKLAR

  • 1. “Scientists measure slow death of the Universe”, International Centre for Radio Astronomy Research, 10 Ağustos 2015
  • 2. “Charting the slow death of the Universe”, ESO, 10 Ağustos 2015