Einstein'ın Beyni Farklıymış


Raşit Gürdilek

Demek ki, fazla komplekse kapılmamıza gerek yokmuş:

Amerikalı bir grup araştırmacı, özel ve genel görelilik kuramlarıyla ışığın, zamanın ve kütleçekiminin doğasına devrim yaratan açıklamalar getirerek 20. yüzyıl bilimine damgasını vurmuş ünlü fizikçi Albert Einstein’ın beyninin normalden farklı olduğunu kesinleştirdi.

Florida Eyalet Üniversitesi’nden evrimsel antropoloji profesörü Dean Falk , Robert Wood Johnson Tıp Okulu’ndan Frederick Lepore ve (ABD) Ulusal Sağlık ve Tıp Müzesi yöneticisi  Adrianne Noe Einstein’ın beyninin yakın zamanlarda keşfedilen 14 fotoğrafı, 85 “normal” insanın beyin görüntüleriyle karşılaştırmışlar. Dahinin beynindeki olağandışı özellikleri işlevsel beyin görüntüleme tekniklerinin ışığında yorumlayan araştırmacılar böylece ilk kez Einstein’ın beyin korteksinin tümünü tanımlamışlar.

 Einstein’ın 1955 yılında 76 yaşında ölümünün ardından ailesinin izniyle beyni kafatasından çıkartılmış ve otopsiyi yapan patolog Dr. Thomas Harvey beyni kendi evine götürüp, önce farklı açılardan fotoğraflarını çektikten sonra küp şeklinde 240 parçaya ayırdığı beyni uzun yıllar boyunca formaldehid dolu iki turşu kavonozu içinde saklamıştı.

1976 yılında bir gazetecinin beynin izini sürüp gizli laboratuarına ulaşması üzerine Harvey, “normal dışı bir şey göremediği” beynin bazı parçalarını 1976 yılında California Üniversitesi’nden (Berkeley) birkaç araştırmacıya vermeye razı olmuş, 1996 yılında da beynin geri kalan kısmını Princeton Hastanesi’ne bağışlamıştı. Beynin bazı bölümleri, sonradan araştırmacılarca ince kesitler halinde dilinerek mikroskopla doku analizine tabi tutulmuştu.

Bulgularını Brain (Beyin) adlı bilimsel dergide yayımlayan ekibi yöneten Falk, Einstein’ın beyninin büyüklük ve asimetrisiyle normal olmakla birlikte beynin üst bölümünü çevreleyen ve korteks diye adlandırılan kabuk bölümünün planlama, dikkat ve bellekle ilgili ön alın lobu ile, duyu, birincil motor, paryetel (yan taraflar), temporal (şakak)ve oksipital (arka) bölgelerinin olağandışılık sergilediğini belirtiyor. Falk’a göre bu farklılıklar Einstein’ın görsel-uzamsal ve matematiksel becerilerinin nörolojik temelleri olabilir.

Daha önce 1978 ve 1999 yıllarında yapılan başka araştırmalar da beyindeki nöronlara (sinir hücreleri) destek sağlayan glial hücrelerin Einstein’ın beyninde normalden Yüzde 73 daha yüksek bir orana sahip olduğunu göstermişti. Bu durum, Einstein’ın beynindeki nöronların kendilerine sunulan güçlü destekle normalden daha fazla enerji kullanarak çalışmasına olanak sağladığı biçiminde yorumlanmıştı. Ayrıca,beynin alt paryetel (yan) bölgelerinde daha fazla nöron bulunduğu için Einstein’ın beyninin normal beyinlerle aynı uzunlukta olmasına karşılık normalden yüzde 15 daha geniş olduğu belirlenmişti.

KAYNAKLAR

  • 1. “Uncommon features of Einstein's brain might explain his remarkable cognitive abilities”, Florida Eyalet Üniversitesi, 15 Kasım 2012
  • 2. “Why Einstein was a genius?”, http://www.cerebromente.org.br/n11/mente/eisntein/einstein.html
  • 3. “The Whereabouts of Einstein’s Brain”, http://www.damninteresting.com/the-whereabouts-of-dr-einsteins-brain/, 21 Kasım 2005