Biz Ayrı Evrimlerin İnsanıyız


Dila Altındiş

Kadınlar ve erkekler, temel biyolojik farklılıkların yanı sıra, 6500'den fazla farklı gene sahip. Son araştırmalara göre erkekler kas yapmaya, kadınlar yağ depolamaya yatkın.

Neden bazı hastalıklar yalnızca erkekler arasında yaygın? Örneğin kısırlığın arka planındaki genetik mutasyonların çoktan yok olmuş olması gerekmez miydi? Yani kısır erkekler, yavrularına bu geni aktaramazken, çiftlerin yüzde 15'inin hâlâ kısırlık sorunu yaşaması, evrimsel açıdan “saçma” değil mi?

Weizmann Bilim Enstitüsü'ndeki araştırmacılar bu soruların peşine düşerek, her iki cinsiyette de protein üretmek üzere kopyalanan genleri inceledi. 544 kişiden alınmış 53'er doku örneğinden yola çıkarak 20 bin gen ifadesini incelediler. Dokuların 45'inin ortak, 8'inin ise cinsiyetlerden yalnızca birine ait olduğu sonucuna vardılar.

Araştırmadan çıkan ilginç bulgular şöyle: Cinsiyetle ilgili genlerde doğal seleksiyon erkeklerde daha az! ''Bir gen bir cinsiyete ne kadar özgüyse, doğal seleksiyona uğrama olasılığı o kadar düşük.''

Moleküler Genetik Departmanı'ndan Profesör Shmuel Pietrokovski ve Dr. Moran Gershoni ise bu durumu şöyle açıklıyor.

''Birçok türde, dişiler kısıtlı sayıda yavrulayabilirken, erkekler, teoride, daha çok kez baba olabiliyor. Bu nedenle türün hayatta kalması, daha çok kadın nüfusuna bağlıdır. Bu sayede doğal seçilim, yalnızca erkeklere zararlı olan genler üzerinde daha gevşek olabiliyor.''

Yalnız kadınlarda görülen bir diğer gen ifadesi, beyinde gerçekleşiyor. Uzmanlar nedenini tam olarak saptayamamakla beraber, kadın beynindeki nöronların Parkinson hastalığından korumada etkin olduğunu tahmin ediyor. Yine yalnız kadınların karaciğerleri belirli enzimleri salgılıyor. Bu yüzden kadınlar, belirli ilaçlara erkeklerden daha farklı tepki veriyor.

Vücut kılından sorumlu genlerinse her iki cinsiyette de bulunduğu, ancak erkeklerde daha yoğun ifade edildiği görünüyor. Cinsiyetler arasındaki en fazla gen farkına ise, meme bezlerinde rastlanıyor. Erkekler eksiksiz fakat işlevsiz bir meme yapısına sahip olduğundan, bazı genlerin süt salgılamayı bastırdığı tahmin ediliyor.

Araştırmacılar, bazı genlerin yalnızca kadınların kalplerinin sol karıncığında ifade edildiğini de keşfetti. Kalsium emilimiyle ilgili olan bu genlerin, genç kadınlarda aktif olduğu, menopoz dönemine dek kadınların kalbini koruduğu ortaya çıktı.

Sonuç olarak BMC Biology'de yayımlanan araştırma, kadın ve erkeklerin birbirine bağlı ama farklı bir evrim geçirdiğini söylüyor. Araştırmacılara göre, ''genom, her iki cinsiyette de temel olarak aynı ama kişiden kişiye göre farklı etkinleşiyor. Çelişkili bir biçimde, zararlı mutasyonların aktarıldığı genler, cinsiyetle ilişkili olanlar. Erkek ve kadınlar farklı seçilim baskılarına maruz kalıyorlar.''

Uzmanlar keşfin, kısırlıktan genetik hastalıklara kadar birçok farklı alana bakışımızı değiştireceği görüşünde. 

KAYNAKLAR

  • 1. http://bmcbiol.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12915-017-0352-z
  • 2. http://wis-wander.weizmann.ac.il/life-sciences/researchers-identify-6500-genes-are-expressed-differently-men-and-women
  • 3. http://www.livescience.com/58978-men-women-gene-expression.html