#

Vahşiliğin Sonuna Doğru…

Bilim Dalları
Etiketler

“Vahşi doğa” dendiğinde sadece balta girmemiş ormanları değil, açık denizleri, okyanusları da düşünmek gerekiyor. Araştırmacılar ilk kez okyanusların vahşilik haritasını çıkardı ve hangi bölgelerinin insan dokunuşundan en az etkilendiğini sistematik olarak araştırdı. Ve engin maviliklerin, 54 milyon kilometrekarelik okyanus alanının sadece yüzde 13’ünün insan eli değmemiş halde olduğunu gördüler.

Haritayı oluştururken, sadece deniz dibi araştırılmadı, ekosisteme etki eden 15 insan kaynaklı stres etkeni de hesaba katıldı. Kirlilik, avlanma, ticari gemicilik gibi besin zincirini ve biyolojik çeşitliliği olumsuz yönde etkileyen bu 15 stres etkeninden en az etkilenen alanlar “vahşi” olarak tanımlanmış. Haritada da mavi renkle belirtilmiş.

Bu el değmemiş alanların çoğunlukla yüksek enlemlerde yer aldığı ve balıkçılık ile gemiciliğin görece az yapıldığı bölgeler olduğu fark edilmiş. Yeni Zelanda, Avustralya ve Şili kıyılarında bazı minik bölgecikler de düşük nüfusları sayesinde vahşilikten az da olsa nasibini almış.

Ancak Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus’un kuzey kıyıları, ekonomik açıdan yoğun trafiğe sahip ülkeler nedeniyle haritada kırmızıyla işaretlenmiş. Ve buralarda vahşilikten eser bulunamamış.

Araştırmacılar, denizdeki vahşi yaşamın yüzde 5’ten azı özel koruma alanlarında olduğundan, biyolojik çeşitlilik açısından riskli olan bu alanların yoğun ilgiye muhtaç olduğunu belirtiyorlar.

Derin deniz balıkçılığı, petrol ve gaz yatağı sondaj çalışmaları derken, denizin giderek daha da derinlerine inmekte ısrarcıyız. Ve dikkat edilmezse bu inişin sonu pek iyi görünmüyor.

KAYNAKLAR

  • 1. http://www.sciencemag.org/news/2018/07/new-map-reveals-just-13-world-s-oceans-are-still-wild
  • 2. https://www.cell.com/current-biology/fulltext/S0960-9822(18)30772-3