#

Hokkabaz Samurlar

Science Fields
Tags

Su samurlarının, ellerinde taşları döndürerek oynadığı oyunların evrimsel açıdan faydasını inceleyen bir araştırma, bu sempatik memelilerin sadece can sıkıntısından veya yalnızca keyif aldıkları için bu ilginç davranışı sergilediklerini iddia etti. Hayvanat bahçesindeki bazı su samuru türlerinin ise, yemek saati yaklaştıkça daha büyük bir heyecanla ‘‘jonglörlük’’ yaptığı gözleniyor!

Bazı su samurlarının, beslenmek için taşları kullandığı biliniyor. Yengeçler, deniz kestaneleri ve midye gibi kabukluları yerinden sökerek, içindeki besine ulaşmak için alet kullanıyorlar. Ve aslında su samurları, primatlar dışında alet kullandığı bilinen nadir canlılardan. Ayrıca, sırt üstü yatarken taşları havaya atıp tutuyor, vücutları üzerinde döndürüyor, ve bunları gözleri kapalı da yapabiliyorlar. En şaşırtıcısı ise, bu taşlarla duygusal bir bağ kuruyorlar. Kullanmadıkları zaman koltuk altlarında taşıdıkları ve hayatları boyunca ayrılmadıkları favori taşları var. Bütün samurlar alet kullanmıyor, fakat tuzlu su samurlarının elinden alet düşmüyor.

‘‘Oyun’’ kavramının evrimdeki yeri, biyologların ilgisini her zaman çekmiştir. Adı üzerinde, herhangi bir amacı yokmuş gibi görünen ve özellikle memelilerde (ve bazı kuşlarda) karşılaşılan bu davranışın, belki de doğal seçilimin ayıklayamadığı bir yan etki olabileceği düşünülüyor. Çünkü oyun oynamak enerji tüketir ve tehlikelidir; avcıların dikkatini çekebilir ve aynı zamanda sakatlanmalara yol açabilir. Ama yine de, uyum sağlamayı, yani hayatta kalmayı kolaylaştıran bazı yönleri, evrimsel anlamda bu istenmeyen sonuçlardan daha baskın geliyor da olabilir. Araştırmalara göre, özellikle dört varsayım, oyun oynamanın genç memelilerde hayatta kalmayı kolaylaştıran yanlarını ele alıyor.

  • Hayatta kalma ve üreme için gerekli becerileri edinmek
  • Aniden gelen beklenmedik olaylara karşı bedensel ve duygusal uyum sağlamak
  • Temel gereksinimlere yönelik yeni ve faydalı beceriler oluşturmak
  • Düşmanlığı azaltarak, iş birliğini güçlendirmek

Memeli yavruların ve gençlerin, oyun oynayarak zaman geçirmesini mümkün kılan şey, ebeveynler sayesinde yeterince yiyeceğe ve güvenli bir alana sahip olmaları. Su samuru annelerin ise, bunu sağlamak için çok çaba sarf etmesi gerekiyor. Bir su samuru, yavrusunu büyütmek için yaklaşık 930 megajul enerji tüketiyor, ki bu da vücut ağırlığının % 133’üne denk gelir!

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisiyken su samurlarının bu davranışını inceleyen Mari-Lisa Allison ve çalışma arkadaşları, taşları atıp tutmanın onlara faydasını inceleyen üç test yaptı ve maalesef bu becerinin gıda toplayıcılığı üzerinde pek de etkili olmadığı sonucuna vardı.

13 tür arasında en oyuncu olan samur türünün, küçük pençeli Asya samuru (Aonyx cinerea) olduğunu söyleyen Allison, Lutrogale perspicillata’nın da taşlarla oynadığını, fakat balıkla beslendiğini, yani besin toplamak için iyi bir taş kullanma becerisine aslında ihtiyacı olmadığını ekliyor.

Allison, samurların farklı beslenme alışkanlıkları olduğu için, çoğunlukla kabuklularla beslenen samurlarda, çatlaklardan etleri sıyırma becerisinin balıkla beslenenlere kıyasla daha iyi olacağını öngörmüştü. Ekip, döndür aç kapaklı plastik ilaç kutusu, yırtılmış tenis topu ve midye kabuklarına benzer oyuncakların içine kıyılmış et yerleştirerek, hayvanları izledi. Deneylerde, her iki samurun da bu işi aynı rahatlıkla yapabildiğini keşfetti.

Bunun yanı sıra, yetişkin bireylerin de en az genç bireyler kadar sık taşlarla oynadığı, yani bu becerinin yalnızca gençlerin besin bulma yetisini geliştirmeye yönelik olmadığı düşünülüyor.

Su samurları, sevimli ifadeleri ve hareketleriyle, insanların kalbini çalan memeliler. Amazonlar’dan Singapur’a ve İngiltere’nin nehirlerine kadar birçok sucul ortamda bulunsalar da, tuzlu su samurları yalnızca Kuzey Pasifik’teki sığ sularda yaşıyor. Gıda zincirinin üstlerinde yer aldıklarından, ekolojik denge açısından da oldukça önemliler. Özellikle Kuzey Amerika’daki tuzlu su samurları, kürk avcılığı nedeniyle 19. yüzyılda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olsa da, 1911’de imzalanan uluslararası bir anlaşma, ABD ve Kanada’nın Pasifik kıyılarında yaşayan bu tatlı canlıların yeniden sağlıklı sayılara ulaşmasını sağlamış.

REFERENCES

  • 1. cooperation.” Smith, P.K & Roopnarine, J. (Eds.), The Cambridge Handbook of Play: Developmental and Disciplinary Perspectives (pp 84-102). Cambridge, UK: Cambridge University Press. 2019.
  • 2. https://www.psychologytoday.com/sites/default/files/evol.functs.play_published.pdf
  • 3. https://www.sciencenews.org/article/why-otters-juggle-rocks-is-still-mystery?utm_source=email&utm_medium=email&utm_campaign=latest-newsletter-v2&utm_source=Latest_Headlines&utm_medium=email&utm_campaign=Latest_Headlines
  • 4. https://blog.nationalgeographic.org/2014/06/11/sea-otter-moms-risk-lives-to-raise-babies/
  • 5. https://www.discoverwildlife.com/animal-facts/mammals/facts-about-otter/