#

Burnunun Götürdüğü Yere Git

Science Fields
Tags

İnsanların ‘‘en iyi dostu’’ olan köpeklerle binlerce yıldır tanışıyor olsak da, koku alma yeteneklerinin sınırlarını son yüz yıldır zorluyoruz. Kayıp insanları bulmak ve yasadışı maddeler ile patlayıcıları tespit etmenin yanı sıra, son zamanlarda diyabet ve bazı kanser türlerinin erken teşhisinde bile artık köpeklerin burnundan faydalanıyoruz.

Evcil köpeği olanlar, dostlarının burunlarını her yere soktuğuna da birçok kez şahit olmuştur. Çünkü köpekler, her şeyden önce, koku duyularına güvenir.

Köpeklerin burnunda 300 milyon koku reseptörü olduğu söyleniyor ve bu, köpeklerin koku duyusunu insanlardan 100 bin ila 100 milyon kat daha güçlü yapıyor (insanlarda bu sayının 5-6 milyon olduğu düşünülüyor). Ayrıca, köpeklerin beyninde kokuları tanımlamaya yarayan bölge de, insanlarınkinden yedi kat daha büyük. Burun deliklerinin ucundaki kanatçık benzeri yapılar, köpeğin burnuna giren havanın yönünü tayin etmeye yarıyor. Yani bir kokunun nereden geldiğini ‘‘stereo’’ olarak algılayabiliyorlar.

Kısaca, bizden çok daha iyi koku aldıklarına şüphe yok. Yeni bir araştırma ise, köpeklerin burunları sayesinde sıcaklık yayan maddeleri de tespit edebildiğini öne sürüyor.

Memelilerin çoğunda, burnun ucu ve burun deliklerinin etrafı ince ve pürüzsüz bir deriyle kaplıdır. Fakat birçok memelinin aksine, köpeklerde rinaryum (rhinarium) adı verilen bu alan nemli, serin ve zengin bir sinir ağıyla doludur. Böylece yalnızca kokuların kökenini ve yönünü değil, farklı ısı kaynaklarını da tespit edebildikleri düşünülüyor. Bu, büyük bir ihtimalle, av hayvanlarının sıcak bedenlerini bulmak için geliştirdikleri evrimsel bir özellik.

Zayıf ısı ışınımını algılama yeteneğinin, yalnızca birkaç canlıya özgü olduğu düşünülüyor: siyah yangın böceği, bazı yılanlar ve vampir yarasa, yani tek bir memeli.

Lund Üniversitesi ve Eötvös Lorand Üniversitesi araştırmacıları, bu fikri denemek amacıyla, heri biri 1,6 metre mesafedeki iki objeden birini (biri ortam sıcaklığında, diğer 31o C), bu objelerin kokusunu veya görüntüsünü ayırt edemeyecek şekilde seçmeleri için üç köpek eğitmiş. Eğitimlerden sonra gerçekleştirilen çift kör deneylerde, köpeklerini üçünün de zayıf bir ısı yayan objeyi başarıyla tespit ettiği sonucuna varılmış.

Ayrıca, biri ısı yaymayan, diğeri zayıf ısı yayan iki objeyi köpeklere sunarken, bir yandan da köpeklerin beyin görüntüleri (MRI) taranmış. Rastgele 13 evcil köpeğin üzerinde yürütülen deneyde, köpeklerin burnundan gelen sinyalleri işleyen sol beden-duyu korteksinin (somatosensory cortex), ısı yayan objelere daha fazla tepki verdiği gözlenmiş.

Bu iki deney sonucunda, araştırmacılar, köpeklerin de vampir yarasalar gibi, zayıf ısı kaynaklarını tespit edebildiği sonucuna vararak, bunun muhtemelen, ataları olan gri kurttan kalma evrimsel bir yetenek olduğunu düşünüyor.

Yine de köpeklerin uzak mesafelerdeki sıcaklıkları bu kadar net ayırt edebildiğini söylemek için henüz biraz erken olsa da, bu belki Jack London’ın Yabanın Çağrısı kitabındaki kızak köpeği Buck’ın, ‘‘görerek, duyarak veya koklayarak değil, daha başka, daha hassas bir duyuyla avlandığını’’ açıklıyor olabilir.

REFERENCES

  • 1. https://www.sciencemag.org/news/2020/02/new-sense-discovered-dog-noses-ability-detect-heat?utm_campaign=news_weekly_2020-02-28&et_rid=527298681&et_cid=3225500
  • 2. https://www.psychologytoday.com/us/blog/animal-emotions/201804/secrets-the-snout-dogs-nose-is-work-art
  • 3. https://www.smithsonianmag.com/smart-news/dogs-cool-noses-may-be-able-detect-heat-180974321/